A
İnsan bedenine kavuşulduğunda başlayan, özgür irade ve vicdan mekanizmasının devreye girdiği bilinçli tekâmül evresidir. Pasif tekâmülden farklı olarak burada ruh, kendi kararlarıyla sürecine bizzat katkıda bulunur. Her doğru seçim aktif tekâmülü hızlandırır; yanlış seçimler ise yavaşlatır ama durduramaz.
Spatyomun belirli bir katmanını ya da tamamını tanımlamak için kullanılan terimdir. Ölüm sonrasında öz varlığın ilk geçtiği, muhasebe ve bekleme sürecinin yaşandığı geçiş bölgesidir. İslam geleneğindeki arasat kavramıyla örtüşen yönleri olmakla birlikte INK'ta ebedi bir bekleme alanı değil, tekâmülün devam ettiği dinamik bir geçiş kademesidir.
Asli Prensip'ten gelen ve kâinatın varoluş çerçevesini belirleyen temel gereklilikler ve yasalardır. Değiştirilemez, ihlal edilemez kurallardır. Fizik yasaları (yer çekimi, elektromanyetizm) asli icapların madde düzeyindeki tezahürleridir; ahlak yasaları ise ruh plânındaki yansımalarıdır.
Doğrudan üniteden ya da yüksek vazife plânından gelen ve bir varlığın temel tekâmül çizgisini belirleyen köklü yönlendirmelerdir. Tali tesirlerden farkı, günlük ayrıntıları değil; hayatın büyük dönüm noktalarını şekillendirmesidir.
Kader plânı içinde, belirli olayların gerçekleşmesi için öngörülmüş zaman pencerelerini ifade eden INK'a özgü bir kavramdır. Her dönüm noktasının belirli bir zaman çerçevesi içinde gerçekleşmesi planlanmıştır; bu pencere kaçırılırsa kader mekanizması alternatif yollar devreye sokar.
K
Ruhların tekâmülü için var olan, asli maddenin belirli bir cevherle şekillendiği, başlangıcı ve sonu olan evrensel sahnedir. INK'a göre kâinat tekdir; ama sonsuz sayıda kâinat birbirini izler ya da birbirinden bağımsız olarak var olur. Her ruh, tekâmülünü tamamlayınca bir kâinattan bir sonrakine geçer.
Her varlığın tekâmül ihtiyaçlarına ve liyakatine göre, en uygun deneyimleri en uygun zamanda sunmak amacıyla işleyen evrensel düzenleme sistemidir. Ödül-ceza sistemi değildir; tekâmüle hizmet eden bir fırsat sistemidir. Özgür iradenin katkılarıyla dinamik biçimde şekillenir; statik ve değişmez bir yazgı değildir.
M
Belirli bir amaca hizmet etmek üzere bir araya gelmiş madde düzenlemesidir. Her varlık (taş, bitki, hayvan, insan) bir madde kombinezonu içinde var olur. Bu kombinezonu oluşturan ve sürdüren güç, üniteden gelen tesirlerdir. Varlık ölünce kombinezonu çözülür ve maddeler yeni kombinasyonlara katılır.
Toplumsal, kolektif anlamına gelir. Bireysel (ferdi) olanın karşıtıdır. 'Mâşerî tekâmül' insanlığın bütününün ortak gelişim yolculuğunu; 'mâşerî plân' bu yolculuğun büyük çerçevesini; 'mâşerî vicdan' ise bir topluluğun ya da insanlığın kolektif ahlaki olgunluğunu ifade eder.
Belirli beyin ve öz varlık yapısına sahip kişilerin, spatyom ya da yüksek âlem varlıklarından gelen ince madde titreşimlerini alıp aktarma kapasitesidir. INK bu olguyu gerçek kabul eder; ancak gelen mesajların kaynağının her zaman güvenilir olmayabileceği konusunda dikkatli olmayı vurgular. Güvenilir rehberlik olmaksızın medyumluk pratiği önerilmez.
O
Spatyomun alt katmanlarında sıkışmış ve başka bir varlığın madde alanına müdahale eden öz varlıktır. Şeytan ya da kötü ruh değildir; kendi durumunun çoğunlukla farkında olmayan, yardıma muhtaç bir bilinçtir. Gelişmiş vazifeliler bu varlıkları bulup yollarına devam etmeleri için yönlendirmeye çalışır.
Bir öz varlığın, başka bir varlığın madde alanına aşırı biçimde nüfuz etmesi ya da müdahale etmesidir. Etkilenen kişide açıklanamayan dürtüler, yabancı sesler ya da alışılmadık davranışlar görülebilir. Bazı psikiyatrik olgularla karıştırılabilir; ama köken ve tedavi yaklaşımı farklıdır.
Belirli bir tekâmül amacına hizmet etmek üzere bir araya gelmiş varlıklar topluluğudur. Vazife plânındaki organizasyonlar, üniteden direktif alarak kâinatın farklı alanlarında koordineli biçimde çalışır. Her organizasyonun belirli bir sorumluluk alanı vardır; kimi insan tekâmülüyle, kimi doğa dengeleriyle ilgilenir.
P
Ruhun kendi iradesini devreye sokmadan, içinde bulunduğu madde yapısının inkişafıyla paralel olarak ilerleyen tekâmül evresidir. Taş, bitki ve hayvan bedenlerinde büyük ölçüde pasif tekâmül yaşanır. Bu süreçte bilinçli seçim, vicdan çatışması ya da özgür irade yoktur; her şey mekanik olarak akar.
Öz varlığın spatyomda kullandığı ince madde bedenidir. Fiziksel beden ne kadar yoğun ve kaba bir araçsa, perispri de o kadar ince ve hafif bir araçtır. Perispri aracılığıyla spatyom varlıkları çevreleriyle etkileşime girer, hareket eder ve iletişim kurar. Ölüm sonrasında fiziksel beden bırakılır, perispri ile spatyom yaşamı sürdürülür.
S
Bu sözlük, INK sistemine özgü ya da INK'ta kendine özgü bir anlam kazanan temel kavramları kapsayan bir başvuru kaynağıdır. Her kavram, 1000 soru boyunca geçtiği bağlamı göz önünde bulundurarak günlük Türkçeyle açıklanmıştır. Sözlük, kitabın herhangi bir bölümüyle birlikte kullanılabilir; bir kavrama takıldığınızda buraya dönebilirsiniz.
Ölüm sonrasında öz varlığın geçtiği, dünyadan daha ince ama yarı süptil âlemden daha kaba madde yapılarından oluşan yaşam alanıdır. Latince kökenlidir; 'uzay, mekân' anlamına gelir. Ne cennet ne cehennemdir; muhasebe, öğrenme ve yeni bedenlenme hazırlığının yapıldığı dinamik bir tekâmül sahnesidir.
İnce, latif madde anlamına gelir. Spatyomun ince maddesi, yarı süptil âlemin çok daha ince maddesi ve vazife plânının son derece ince maddesi; bunlar kademelenen süptillik düzeylerinin örnekleridir. Madde ince leştikçe daha büyük bir etki kapasitesi kazanır ve düşünce ile niyet ile daha doğrudan bir ilişki içine girer.
T
Çevreden, diğer varlıklardan ve fiziksel koşullardan gelen ikincil etkilerdir. Asli tesirlerden farkı, hayatın büyük çizgisini değil; günlük ayrıntılarını şekillendirmesidir. İki varlık arasındaki manyetik alan etkileşimi, bir ortamın atmosferi ya da sosyal çevrenin baskıları tali tesir örnekleridir.
Ruhun sonsuz yolculuğunu ifade eden temel kavramdır; gelişmek, dönüşmek, olgunlaşmak anlamına gelir. INK'ın bütün sisteminin kalbidir. Hiçbir ruh tekâmülden kaçamaz, duramaz ya da geri dönemez. Asli maddeden başlayarak insanlığa, oradan vazife plânına ve ötesine uzanan bu yolculuğun sonu yoktur.
İki varlık arasında fiziksel kanallar olmaksızın gerçekleşen düşünce ve duygu aktarımıdır. INK bu olguyu gerçek ve maddi temelli kabul eder: Güçlü düşünce titreşimleri, ince madde kanallar aracılığıyla başka bir beyin mekanizmasına ulaşabilir. Duygusal olarak yakın kişiler arasında daha kolay gerçekleşir.
Üniteden başlayarak tüm kâinata yayılan ve her varlığın deneyimini, gelişimini ve kaderini etkileyen yönlendirici güçlerdir. Maddi kanallar (elektromanyetik alanlar, ince madde titreşimleri) aracılığıyla iletilir. Kâinatta hiçbir varlık tesirlerin dışında değildir; en küçük atomdan en büyük galaksiye kadar her şey bu ağın içindedir.
Şuurun olağan dış bağlantılarının büyük ölçüde zayıfladığı, derinleşmiş ve içe dönük bilinç halidir. Bu halde beyin mekanizmasının ince madde kanalları çok daha açık hale gelir; vazifelilerden ya da spatyom varlıklarından gelen tesirlerin çok daha kolay ve güçlü biçimde alınmasını mümkün kılar.
V
Ruhun kâinat içindeki temsilcisidir; ruhun kendisi değil ama ona en yakın olan madde yapısıdır. Her varlık, ruhun tekâmül ihtiyaçlarına uygun madde kombinasyonlarından oluşur. Beden geçiciyken varlık (öz varlık olarak) çok daha kalıcıdır. Tekâmülün gerçek öznesi ruh olmakla birlikte, kâinat içinde deneyimi yaşayan varlıktır.
Vicdan mekanizmasının iki temel gücünden biridir. 'Bu doğru olandır, bunu yapmalıyım' hissini üreten, ruhun kâinat üstü gerçekliğinin varlığa en doğrudan yansımasıdır. Nefsaniyetin karşı kutbunda yer alır. Tekâmül geliştikçe vazife sezgisinin sesi güçlenir, nefsaniyetin gürültüsü ise zayıflar.
Vazife plânı, yarı süptil âlem ve spatyomdan dünyaya yönelik tesirleri koordine eden, tekâmülü destekleyen gelişmiş varlıklardır. Kanatları olan melekler değil; insanlık tekâmülünü tamamlamış ve şimdi başkalarına hizmet eden bilinçlerdir. Rüyalar, ilhamlar ve anlık sezgiler aracılığıyla insanlara ulaşırlar.
Süreç, oluş, akış anlamına gelir. INK'ın 'Kâinatta lüzumsuz hiçbir vetire mevcut değildir' ilkesinde geçer. Kâinatta gerçekleşen her olayın, her hareketin, her değişimin bir tekâmül amacına hizmet ettiğini ve hiçbirinin anlamsız olmadığını ifade eder.
Vicdan mekanizmasının iki zıt güçten oluştuğunu ifade eden kavramdır. Bir tarafta vazife sezgisi (doğru olanı yapmaya yönelten güç), diğer tarafta nefsaniyet (kişisel çıkarı öne çıkaran güç). Bu iki güç arasındaki denge, kişinin tekâmül düzeyini belirler. Hangisi baskın gelirse, yaşam o yönde şekillenir.
Ö
Bedenin ötesinde, daha ince maddelerden oluşan ve ölümden sonra da var olmaya devam eden kişilik katmanıdır. Kişinin anıları, duyguları, değerleri ve ahlaki birikimi öz varlıkta depolanır. Ölüm anında beden terk edilir ama öz varlık kimliğini ve bilincini koruyarak spatyoma geçer. İnsanın ölüm ötesindeki gerçek kimliğidir.
İnsana özgü, bilinçli seçim yapabilme kapasitesidir. Kader plânının büyük çerçevesi içinde işler; bu çerçeveyi ortadan kaldırmaz ama içindeki her kararı belirler. INK'ta özgür irade ve kader çelişmez; birbirini tamamlar. Bugünkü özgür irade kararlarının birikimi, yarının kader çerçevesini şekillendirir.
İ
Yalnızca bilgi edinmek değil; edinilen bilgiyi yaşama sindirmek ve onunla dönüşmektir. INK'ta idrak, tekâmülün gerçek ölçütüdür; çok şey bilen ama yaşamayan biri idrak etmiş sayılmaz. Tekâmül geliştikçe idrak derinleşir, sezgiyle bütünleşir ve giderek daha hızlı işlemeye başlar.
Öz varlığın en derin ve en kalıcı ince madde katmanında yer alan, tüm hayatlar boyunca biriktirilen idrak, sevgi ve tekâmülün özünü saklayan yapıdır. Beden ve beyin değişse de idrak merkezi kalıcıdır; bir sonraki hayata doğuştan gelen derin sezgi ve kapasite olarak taşınır.
Maddenin gelişimini ifade eder; asli maddeden başlayarak giderek daha karmaşık ve gelişmiş madde yapılarına doğru ilerlemeyi tanımlar. Tekâmülden farkı şudur: inkişaf maddenin, tekâmül ise ruhun yolculuğudur. İkisi paralel ilerler; ruh tekâmül ettikçe hizmetindeki varlık inkişaf eder.
İçgüdü anlamına gelir. Hayvan bedenlerindeki tekâmülde belirleyici olan ve bilinçli düşünce gerektirmeyen otomatik tepki sistemidir. İnsan bedeninde de insiyaklar çalışmaya devam eder; ancak artık vicdan ve özgür irade de devreye girmiştir. Tekâmül geliştikçe insiyakların yerini sezgi, sezginin yerini ise idrak alır.
Bir varlığın yeni koşullara, deneyimlere ve ortamlara uyum sağlama kapasitesidir. Özellikle ölüm sonrasında spatyoma geçişte ve her yeni bedenlenme başlangıcında kritik bir işlev üstlenir. Bu mekanizma ne kadar gelişmiş ve esnek olursa, tekâmül o kadar akıcı ilerler.
Ş
Beyin aracılığıyla çalışan ve varlığın kâinat içindeki deneyimini mümkün kılan ince madde mekanizmasıdır. 'Ben varım, ben düşünüyorum' farkındalığının üretildiği sistemdir. Şuur ne ruhun kendisi ne de beynin kendisidir; ikisi arasındaki köprüdür. Tekâmül geliştikçe şuur genişler ve derinleşir.
Şuurun doğrudan farkında olmadığı ama davranışları ve kararları derinden etkileyen madde katmanlarıdır. Önceki hayatlardan gelen birikimler, bu hayattaki unutulan deneyimler, bastırılan duygular ve derin korkular şuuraltında saklanır. Rüyalar, anlık sezgiler ve sanatsal yaratım bu katmanın en önemli ifade kanallarıdır.
Sıradan şuurun ötesinde, çok daha yüksek idrak ve sezgi katmanlarını kapsar. Ruhun kâinat içine en yakın temas noktasıdır. Derin meditasyon, mistik deneyimler ve büyük yaratıcı atılımlar şuurüstü kapılarının aralandığı anlardır. Tekâmül geliştikçe şuurüstü daha erişilebilir hale gelir.